AB’nin Balkanlara Yönelik Hedefleri: Türkiye’nin Rolü Ne Olacak?

AB’nin Balkanlara Yönelik Hedefleri: Türkiye’nin Rolü Ne Olacak?

8 Haziran 2026 tarihinde, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’ya karşı benimsemiş olduğu “Önce Amerika” stratejisi, Avrupa Birliği’ni (AB) yalnızlaştırdı ve zayıflattı. Bu durum, AB’nin gözlerini Batı Balkanlara çevirmesine neden oldu. Karadağ’ın Tivat kentinde gerçekleştirilen zirvede, AB liderleri bölgedeki genişleme arzularını dile getirdi. Zirveden çıkan mesajlar, Batı Balkan ülkelerinin AB üyelik süreçlerinin önümüzdeki yıllarda hız kazanabileceğine işaret etti. Brüksel, Rusya ve Çin’in bölgede yarattığı artan ekonomik ve güvenlik tehditlerine karşı bir jeopolitik önlem almak amacıyla, aday ülkelerin üyelik süreçlerini hızlandırmak için yeni bir eylem planı üzerinde anlaştı. Ancak Türkiye’nin Brüksel tarafından nasıl bir rol üstlendiği, ortak mı yoksa rakip mi olduğu konusunda hâlâ belirsizlik sürüyor.

AB Genişleme Süreci Hız Kazanıyor
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un katıldığı zirvede, aday ülkelerin liderleri de yer aldı. Almanya’nın Başbakanı Merz, Fransa ve Almanya’nın ortak girişiminin, aday ülkelerin AB üyeliği yolunda daha hızlı ilerlemesine katkı sağlayacağını belirtti. Ülkelerin reform süreçlerini hızlandırmaları durumunda, AB ile daha erken entegrasyon fırsatlarından yararlanabileceklerini ifade etti.

Zorunluluk Olarak Genişleme
Ursula von der Leyen, genişleme sürecinin Avrupa’nın güvenlik ve istikrarı açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Mevcut jeopolitik gelişmeler ışığında, AB’nin aday ülkelere yaklaşımını hızlandırması gerektiğini belirtti. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ise Batı Balkanlar’daki genişlemenin, AB’nin yaptığı en önemli jeopolitik yatırım olduğunu ifade etti. Costa, bu durumun yalnızca bir fırsat değil, aynı zamanda Avrupa için stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Karadağ Öne Çıkıyor
Batı Balkanlar’da Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan uzun süredir üyelik müzakereleri yürütüyor. Yeni öneriler kapsamında, aday ülkelere AB kurumlarında gözlemci statüsü ve Birliğin Tek Pazarı’na sınırlı erişim sağlanması planlanıyor. Batı Balkanlar arasında en ileri noktada bulunan Karadağ, 2028 yılına kadar AB’nin yeni üyesi olmayı hedefliyor. AB yetkilileri, reformların devam etmesi halinde Karadağ’ın bu süreçte önemli bir avantaja sahip olacağını değerlendiriyor.

Sırbistan’a Yönelik Uyarılar
Zirvede dikkat çeken bir diğer açıklama ise Sırbistan’a yönelik oldu. Almanya Başbakanı Merz, Belgrad yönetiminin Avrupa Birliği ile bütünleşme hedefi ile Rusya ve Çin’le olan ilişkileri arasında net bir tercih yapması gerektiğini dile getirdi. Merz, Sırbistan’ın Avrupa yönünde karar vermesi durumunda AB’nin de ülkeye kapılarını açık tutacağını ifade etti. Uzmanlar, AB’nin genişleme konusundaki yeni yaklaşımında ekonomik faktörlerin yanı sıra güvenlik ve jeopolitik kaygıların da etkili olduğunu düşünüyor.

Türkiye’nin Rolü Ne?
Türkiye, Avrupa Birliği’ne aday ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Brüksel tarafından Türkiye’nin ortak mı yoksa rakip mi olarak değerlendirildiği konusunda belirsizlik devam ediyor. Ursula von der Leyen, nisan ayında Hamburg’da Die Zeit gazetesinin 80’inci yıl etkinliğinde yaptığı konuşmada, AB’nin Batı Balkanlar’a yönelik genişlemesini “jeopolitik zorunluluk” olarak nitelendirdi. Avrupa’nın bu süreçte nasıl bir yol izleyeceği, Türkiye’nin gelecekteki rolünü de etkileyecek.

Author: Emre Yılmaz