Yeniçağ Gazetesi, alım gücünün kritik seviyelere düştüğünü ve pazarların artık sadece seyirlik hale geldiğini vurguluyor. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, asgari ücretin açlık sınırının yaklaşık yüzde 20 altında kaldığını belirterek, alım gücünün son yılların en düşük seviyesine gerilediğini ifade etti. Türkiye genelinde pazara giden vatandaşlar, artan fiyatlar sebebiyle alışveriş yapamadıklarını ve bir ürün alırken diğerinden vazgeçmek zorunda kaldıklarını dile getiriyor.
Alım gücündeki bu azalma, toplumun her kesimini domino etkisiyle vuruyor. Emeklilerden asgari ücretlilere, esnaflardan sanayicilere kadar herkes bu durumdan etkileniyor. Bir pazarcı, “Nakliye maliyetine sürekli ekleme yapılıyor. Komisyoncular da fiyatları artırıyor. Biz de aynı şekilde. Yani, bir ürün 1 TL’ye satılsa bile şu anda maliyeti 10 TL’yi buluyor” dedi. Bir başka yurttaş ise fiyat artışlarına isyan ederek, “Bir ekmek artık 20 lira, asgari ücret ise 28 bin lira. Bu koşullarda nasıl geçinilebilir?” şeklinde sordu.
Türkiye genelinde dar gelirliler açlıkla mücadele ediyor. Osmaniye’de yaşlılık aylığı ile geçinen bir kişi, “Bolluk içinde aç yaşıyoruz. Her şey var ama alamıyoruz. Alım gücümüz yetmiyor. 70 yaşımda böyle bir pahalılığı daha önce görmedim. Aldığım 65 yaş aylığı 6 bin 300 lira ve bununla geçinmeye çalışıyorum. Her yıl bir kilo et alıp yiyemiyorum. Beslenmeyi unuttuk, karın doyuramıyoruz” dedi.
Sağlık sorunlarına rağmen pazarda çalışmak zorunda kalan Neriman Bilgin, “Durumum iyi değil, çok hastayım. Kemiklerimde erime var. Alıcı sayısı azaldı, demek ki onların almaya parası yok” şeklinde konuştu. Asgari ücretle geçinmenin imkansız olduğunu ifade eden bir başka vatandaş ise, “Bu şartlarda nasıl olacak? Bir ekmek 20 lira, asgari ücret 28 bin lira. Nasıl geçinilecek?” diye sordu.